top of page

Psikolojik Danışmanlık

   Psikolojik danışma, bireyin kendini anlaması, farkındalık kazanması, problemlerini tanımlaması ve çözüm yolları üretmesi, kararlar alması, çevresiyle uyumlu ve sağlıklı iletişim halinde olması, kendini geliştirmesi için uzman kişiler tarafından verilen, koşulsuz kabul ve saygıyla birlikte empatiye dayalı profesyonel bir yardım sürecidir.

 

   Danışanın genel görünüşü, öğrenim düzeyi, yaşı, cinsiyeti, ırkı, ekonomik durumu gibi özelliklerine bakılmadan önyargısız, danışanın olduğu gibi kabul edildiği bir süreçtir. Diğer bir önemli durum ise danışma sürecinde gizlilik esastır. Danışanın anlattığı konular süreç içerisinde danışman ve danışan arasında bazı haller dışında üçüncü şahısların bilgi alamadığı bir süreçtir.


   Psikolojik danışma bireylerin günlük yaşamda karşılaştıkları durumlarla ilgili uyum sorunlarıyla baş etmelerine yardım eden bir süreçtir. Psikolojik danışmanlık hizmeti almak isteyen bireyler hasta olmak zorunda değildir. Psikolojik danışmanlık kendini geliştirmek isteyen herkesin alabileceği bir hizmettir. Klinik tanısı almış bireyler öncelikle psikiyatrist takibinde olmalıdır. Toplumumuzun bu yardım sürecine olumsuz bakış açısının aksine danışma süreci her bireyin günlük yaşamdaki sorunlarıyla ilgilenir. Yaşamlarında meydana gelen değişimlerle baş edemeyen, uyum sağlayamayan bireylerin bir psikolojik danışmandan yardım alması doğal bir durumdur.

Seanslarımız online ya da yüz yüze tercihinize bağlı olarak yapılmaktadır. 

Bize Şu Konularda Danışabilirsiniz:

  • Bireyle Psikolojik Danışma

  • Çift ve Aile Danışmanlığı

  • Uyum Problemleri

  • Öfke, Kaygı, Korku Gibi Duyguların Yönetimi

  • Duygu Okuryazarlığı & Düzenleme

  • Çatışma Çözme Becerilerini Geliştirme

  • Atılganlık Becerilerini Geliştirme

  • Kabul ve Adanmışlık Egzersizleri

  • Kayıp ve Yas Sürecine Destek

  • Eğitsel Danışmanlık

  • Bilinçli Farkındalık (Mindfulness) Egzersizleri

  • Pozitif Psikoloji Egzersizleri

  • Spor Psikolojisi

  • Performans Danışmanlığı

  • Kariyer Danışmanlığı

  • Hedef Belirleme, Motivasyon & Konsantrasyon

  • Öz Sayıgıyı Geliştirme

  • Erteleme Davranışı ve Zaman Yönetimi

  • Kişilerarası İlişkilerde Bağımlılık

  • Madde Bağımlılığı

  • Utangaçlık-Çekingenlik ile Baş Etme

  • Akran Zorbalığı, Çalışma Hayatı Mobingi

  • Temel Yaşam Becerileri

  • ...

Zihin-Beden Etkileşimi: Klinik Psikonöroimmünoloji ve Bütüncül Yaklaşım

Günümüzde psikolojik yardım hizmetlerinde bütüncül (holistik) bir yaklaşım, yani zihin ve beden sağlığının bir arada ele alınması, giderek önem kazanmaktadır. Klinik psikonöroimmünoloji alanındaki araştırmalar, psikolojik süreçler ile sinir ve bağışıklık sistemi arasındaki karşılıklı etkileşimi inceleyerek bu konuda değerli bulgular sunmuştur. Örneğin, yapılan çalışmalar stresli yaşam olaylarının bağışıklık sistemi üzerinde gözle görülür değişikliklere yol açtığını ve özellikle akut stres altında bu etkinin doğrudan nedensel olabileceğini ortaya koymaktadır. Yani bireyin yoğun stres yaşaması, vücudunda ölçülebilir düzeyde bir bağışıklık tepkisi değişimini tetikleyebilmektedir. Nitekim hepimiz günlük yaşamda da stresin bedenimize etkilerini deneyimleriz: Örneğin gergin olduğumuzda daha sık hastalanmak veya yaralarımızın geç iyileşmesi gibi. Uzun süre devam eden kronik stres ise inflamatuar süreçleri tetikleyip çeşitli kronik hastalıklara zemin hazırlayabilir, bağışıklık sisteminin dengesini bozabilir.

Bu nedenle, psikoterapi süreçlerine zihin-beden bütünlüğünü gözeten bir anlayışın entegre edilmesi, hem ruhsal hem bedensel iyilik halini desteklemek açısından kritik öneme sahiptir. Bütüncül yaklaşım, danışanın duygusal problemlerini ele alırken bir yandan da yaşam tarzı, stres düzeyi, uyku düzeni, beslenme ve fiziksel aktivite gibi faktörleri dikkate almayı içerir. Örneğin, yüksek anksiyete düzeyiyle gelen bir danışana yalnızca düşünce kalıplarını değiştirmesi öğütlenmez; aynı zamanda gevşeme egzersizleri, nefes teknikleri veya düzenli egzersiz yapma gibi bedensel regülasyon sağlayacak yöntemler de öğretilir. Bu tür müdahaleler, vücudun stres tepkisini (ör. kalp atışı, kas gerginliği, kortizol salgısı) düşürmeye yardımcı olarak kişinin fizyolojik yatışma becerisini artırır. Psikonöroimmünoloji araştırmaları, psikososyal müdahalelerin bağışıklık sistemi üzerinde olumlu değişiklikler yaratabildiğini de doğrulamıştır. Örneğin 56 adet randomize kontrollü çalışmanın incelendiği bir meta-analizde, çeşitli terapi ve stres yönetimi müdahalelerinin bağışıklık işlevinde iyileşme (koruyucu bağışıklık hücrelerinin artması, zararlı süreçlerin azalması) sağladığı ve bu etkinin tedavi bitiminden sonra en az 6 ay devam ettiği gösterilmiştir. Bu bulgu, psikolojik destek ile beden sağlığı arasındaki bağlantının altını çizmektedir.

Bütüncül yaklaşımın bir diğer boyutu da nörobiyolojik regülasyonun önemiyle ilgilidir. Yoğun stres veya travma yaşayan bireylerin sinir sistemleri genellikle sürekli alarm halinde olabilir (savaş-kaç tepkisinin sık tetiklenmesi, otonom sinir sisteminde denge bozulması gibi). Terapi süreçlerinde uygulanan somatik deneyimleme egzersizleri, mindfulness egzersizleri, nefes çalışması ve progresif kas gevşetme veya EMDR'ın çift yönlü uyarım teknikleri gibi yöntemler, beyin ve sinir sistemi üzerinde yatıştırıcı etki yaparak bu dengesizliği düzeltmeyi hedefler. Örneğin mindfulness meditasyonu yapan kişilerde stres hormonu kortizol düzeylerinin zamanla düştüğü ve beyinlerinde duygusal regülasyonla ilişkili bölgelerin (prefrontal korteks gibi) aktivitesinin arttığı saptanmıştır. Bu da psikoterapinin, zihinsel süreçlerin yanı sıra beynin nörokimyası ve fizyolojisi üzerinde de iyileştirici etkileri olabileceğini gösterir.

Sonuç olarak, klinik psikonöroimmünoloji perspektifinin terapiye entegrasyonu, danışanların hem psikolojik hem bedensel sağlığını bir bütün olarak güçlendirmeyi amaçlar. Böyle bir yaklaşımda terapist, danışanın stres düzeyini ve yaşam tarzını göz önünde bulundurarak gereken durumlarda gevşeme teknikleri, beslenme/uyku düzeni önerileri veya tıbbi destek alınması gibi konularda yol gösterir. Amaç, zihin-beden bağlantısını güçlendirmek, stresin hem zihin hem beden üzerindeki yükünü azaltmak ve böylece danışanın kendini bütüncül anlamda iyi hissetmesine katkı sunmaktır. Birey, zihinsel olarak güçlenirken bedensel sağlığını da korumayı öğrendiğinde, yaşadığı değişim çok daha kapsamlı ve sürdürülebilir olacaktır. Bu nedenle “holistik terapi” anlayışı, modern psikoterapi uygulamalarında giderek daha fazla benimsenmekte ve danışanların yaşam kalitesini artırmada önemli bir rol oynamaktadır.

Çift ve Aile Danışmanlığı

Çift ve Aile Danışmanlığı

Spor/Performans Danışmanlığı

Spor/Performans Danışmanlığı

Kariyer Danışmanlığı

Kariyer Danışmanlığı

bottom of page